İçtihatlar

Arama Yapmak İçin Lütfen Seçim Yapınız...

Esas ve Karar Numarasına Göre Sıralama

Başlığa Göre Sıralama

Arama Sonuçları

06.05.2016 / HMK’da ve Konuya İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararında Bozmadan Sonra Islah Yapılamayacağına İlişkin 04.02.1948 Tarih ve E: 1944/10, K: 1948/3 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararını Kaldıran veya Değiştiren Bir Hüküm Yoktur

Bozma kararı sonrasında ıslah yapılıp yapılamayacağı konusunda 4., 9., 10., 15. ve 21. Hukuk Daireleri kararları arasında görüş aykırılığı bulunduğu ileri sürülerek bu aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesi istenilmiştir. HMK’nın 177. maddesinde “ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” denilmekle, maddenin açık ibaresinden ıslahın yalnız tahkikatın sona ermesine yani hakimin tahkikatın bittiğini ilan etmesine kadar mümkün olabileceği kastedilmektedir. Bozmadan sonra ıslah yapılması yasağının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan adil yargılanma hakkını zedelediği ileri sürülmüş, bu yasak bireysel başvuruya taşınmış, ne var ki Anayasa Mahkemesi, ihlal tespit etmemiştir. HMK’nın temyiz hükümlerinde hükmün temyizen bozulmasından sonra da ıslahın cari olabileceğine dair açık  bir hüküm mevcut değildir. Aksine tahkikat ve hüküm devreleri gösterilmek suretiyle bir devre ve zaman ile sınırlama getirilmiştir. Yargıtay’ca kararın bozulmasından sonraki safhalarda da  ıslahın kabul edilmesi bozma kararıyla kazanılan hakları ihlal edebilir. Tamamen ıslah suretiyle davanın değiştirilmesi hallerinde de işin sonuçlanmasını güçleştirir ve ıslah müessesesinden beklenilen gayeye ve çabukluk esaslarına aykırı düşer. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ve konuya ilişkin Anayasa Mahkemesi kararında bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 04.02.1948 tarih ve E: 1944/10, K: 1948/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararını kaldıran veya değiştiren bir hüküm bulunmadığı dikkate alındığında, mevcut kararın değiştirilmesini gerektiren bir zorunluluk bulunmamaktadır.

22.11.2016 / Teşebbüste Aranan Kast Sanığın İcrasına Başladığı Suçu Tamamlamaya Yönelik Kasttır – Eylemin Öldürmeye Teşebbüs Suçunu mu, Kasten Yaralama Suçunu mu Oluşturduğunun Belirlenmesinde Dikkate Alınacak Ölçütler

Teşebbüste aranan kast, sanığın icrasına başladığı suçu tamamlamaya yöneliktir. Suça teşebbüs, işlenmesi kast olunan bir suçun icrasına elverişli araçlarla başlanmasından sonra, elde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamamasıdır. Bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesi sırasında; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânının olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmaktadır. Sanıkla mağdurlar arasında önceden herhangi bir husumet bulunmaması, sanığın olayda kullandığı alet her ne kadar öldürmeye elverişli ise de mağdurlarda meydana gelen yaralanmaların basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olması, sanığın ciddi bir engel neden bulunmamasına karşın mağdurlara yönelik eylemlerini devam ettirmekte ısrarcı olmaması ve eylemlerine son vererek olay yerlerinden uzaklaşması dikkate alındığında mağdura yönelik eylemlerin kasten yaralama olarak kabulü gerekir.