Duyurular

Müşteki/Katılan veya Avukatı Kanun Yoluna Başvurmuş, Ancak Başvuru Geri Alınmış veya İstem Reddedilmiş ise Gerçekleşen Giderler Vekile Değil Müvekkile Yüklenmelidir (Ocak 2019 sayı 277 sayfa 253

Müşteki/Katılan veya Avukatı Kanun Yoluna Başvurmuş, Ancak Başvuru Geri Alınmış veya İstem Reddedilmiş ise Gerçekleşen Giderler Vekile Değil Müvekkile Yüklenmelidir

 

T.C.

ADALET BAKANLIĞI
Ceza İşleri Genel Müdürlüğü

18/12/2018

Sayı : 19120602-045-02-0643-2018-E. 1745/91425                             

Konu : Soruşturma Dosya Masraflarının Avukatlardan Alınması

 

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİNE
(Hukuk Müşavirliği)

 

İlgi : 26/09/2018 tarih ve 41870694-659-17194 sayılı yazınız.

Didim Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma dosyalarının masraflarının avukatlardan tahsil edildiği, avukatlar adına vergi dairesince borç tahakkuk ettirildiği ve söz konusu uygulamanın önüne geçilmesi ve meslektaşlarının mağduriyetinin giderilmesi gerektiğinden bahisle görüş talebini içeren ilgi yazı ve ekleri incelendi.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun,

“Tanımlar” kenar başlıklı 2’nci maddesinde;

“(1) Bu Kanunun uygulanmasında;

Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı,

Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı,

İfade eder.”

“Yargılama giderleri” kenar başlıklı 324 üncü maddesinde;

“(1) Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir.

Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.

Giderlerin miktarı ile iki taraftan birinin diğerine ödemesi gereken paranın miktarını mahkeme başkanı veya hâkim belirler.

Devlete ait yargılama giderlerine ilişkin kararlar, Harçlar Kanunu hükümlerine göre; kişisel haklara ilişkin kararlar, 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/100 md.) Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106’ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.

Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri, yargılama gideri sayılmaz ve bu giderler Devlet Hazinesince karşılanır.”

‘‘Kanun yollarına başvuru sonucunda gider” kenar başlıklı 330 uncu maddesinde;

‘‘(1) Kanun yollarından birine başvuran taraf, bu başvurusunu geri almasından veya başvurunun reddolunmasından ileri gelen giderleri öder. Kanun yollarına başvuran Cumhuriyet savcısı ise, sanığın ödemek zorunda bulunduğu giderler Devlet Hazinesine yükletilir.

Kanun yoluna başvuranın istemi kısmen kabul olunmuş ise, mahkeme uygun gördüğü şekilde giderleri bölüştürür.

Kesinleşmiş bir hüküm ile sonuçlanan bir duruşma hakkındaki yargılamanın yenilenmesi isteminden ileri gelen giderler hakkında da aynı hüküm geçerlidir.

Eski hâle getirme isteminden doğan giderler, hasım tarafının esassız karşı koymasından meydana gelmiş değilse, bu istemi ileri sürene yükletilir.”

Hükümlerine yer verilmiştir.

Ceza Muhakemesi Kanunun 330 uncu maddesinin gerekçesinde; “Kanun yollarından birine başvuran, bu başvurunun geri alınması veya isteminin reddi hâlinde giderleri öder; kanun yollarına Cumhuriyet savcısı başvurmuşsa, sanığın ödemek zorunda bulunduğu giderler Devlet Hazinesine yükletilir.

Gerçekleşen giderler:

Katılan veya onun adına avukatınca kanun yoluna başvurulmuş olup da başvuru geri alınmış veya istem reddedilmişse katılana, kabul edilmişse sanığa yükletilir.

Sanık veya onun adına avukatının başvurması geri alınmış veya istem reddedilmişse sanığa, sanığın yasal temsilcisinin veya eşinin başvuruyu geri almaları veya başvurularının reddi hâlinde kendilerine, gerek sanık ve avukatının gerek yasal temsilcisi veya eşinin istemleri kabul edilmişse Devlet Hazinesine yükletilir.

Cumhuriyet savcısı kanun yoluna başvurusunu geri almış veya sanık lehine başvurusu ret veya kabul, sanık aleyhine başvurusu reddedilmişse Devlet Hazinesine, sanık aleyhine başvurusu kabul edilmişse sanığa yükletilir.

Kanun yoluna başvuranın isteminin bir bölümü kabul olunmuşsa mahkeme kabul ve reddolunan bölümlerin önemini de gözeterek gideri taraflar arasında bölüştürebileceği gibi, bir tarafı gideri ödemekten bağışık da tutabilir.

Hükümlü veya avukatının lehe yargılamanın yenilenmesi istemi, kabule değer olmaması veya esassız olması nedenleriyle reddolunmuş veya önceki hükmün onaylanmasına karar verilmişse giderler hükümlüye, ölen hükümlü için eşi, üstsoyu altsoyu veya kardeşlerinin başvuruları reddolunmuşsa kendilerine, kabulü ile beraate karar verilmişse Devlet Hazinesine yükletilir.

Aleyhe yargılamanın yenilenmesinin kabulü ile mahkûmiyete karar verildiğinde sanığa, reddi durumunda ise Devlet Hazinesine yükletilir.

Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile sonuçta daha az cezaya hükmolunmuşsa mahkemece giderler bölüştürülür.

Eski hâle getirme isteminden kaynaklanan giderler kural olarak istemde bulunana yükletilir. Ancak buna, karşı tarafın esasa dayanmayan karşı koyması neden olmuşsa istemde bulunana değil karşı tarafa ödettirilir. ”

İfadelerine yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere, hüküm veya kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği açıkça gösterilmelidir. Devlete ait yargılama giderlerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106’ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmelidir.

Öte yandan, Ceza Muhakemesi Kanununda, “vekil”in katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı ifade ettiği belirtilmektedir. Kanun yollarından birine “başvuran taraf’, bu başvurusunu geri almasından veya başvurunun reddolunmasından ileri gelen giderleri öder. Vekil’in, temsil etme yetkisi bulunan katılan, mağdur veya malen sorumludan bağımsız bir taraf niteliği olmayıp, tarafa hukuki destek veren bir kişidir. Vekilin başvurusunu geri alması veya reddolunması nedeniyle ileri gelen giderler vekilin temsil ettiği tarafa bildirilecektir. Nitekim bu durum 5271 sayılı Kanunun 330 uncu maddesinin gerekçesinde açıkça ifade edilmektedir.

Bu itibarla;

Müşteki/katılan veya onun adına avukatınca kanun yoluna başvurulmuş olup da başvuru geri alınmış veya istem reddedilmişse gerçekleşen giderlerin vekile değil müştekiye yükleneceği,

Mütalâa edilmekle birlikte, konunun kanun ve yargı yolu ile çözümlenmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Bilgilerine rica ederim.

 

Şenol TAŞ
Hâkim
Bakan a.
Genel Müdür V.

Diğer Duyurular