Duyurular

Avukat Olmadıkları Halde Sadece Avukatların Yapabileceği Hukuki İşlemleri Yapmak Üzere İnternet Yoluyla İlan Veren Kişiler Yargılanarak Cezalandırıldı (Temmuz-Ağustos-Eylül 2019 Sayı: 283-284-285

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

                  T.C.

                MUĞLA

3. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ

DOSYA NO                       : 2019/410 Esas

KARAR NO                       : 2019/806

(C. SAVCISIĞI ESAS NO) : 2019/1971

GEREKÇELİ KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

HAKİM                              : xxxxxxx

KATİP                                : xxxxxxx

DAVACI                            : K. H.

KATILAN                          : MUĞLA BAROSU BAŞKANLIĞI

VEKİLİ                               : Av. xxxxxxx

SANIKLAR                        : 1. xxxxxxx

                                             2. xxxxxxx

SUÇ                                    : 1136 sayılı Kanuna Aykırılık

SUÇ TARİHİ                      : 2017

SUÇ YERİ                          : MUĞLA

KARAR TARİHİ                : 28/11/2019

 

Yukarıda açık kimliği yazılı sanıklar hakkında mahkememizde yapılan duruşma sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Şanlıurfa C. Başsavcılığının 2019/3196 esas sayılı iddianamesi ile sanıkların 1136 sayılı Kanunun 63/3 ve 5237 Sayılı TCK’nın 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

Sanık xxxxxxx Savunmasında “Hazırlıkta verdiğim ifademi aynen tekrar ederim, benim herhangi bir sigorta şirketim yoktur, ben daha önce geçirdiğim kaza üzerine anılan şirketten memnun kaldığım için ona ilişkin bilgileri paylaştım, biz maddi olarak yarar sağlamadık, suç olduğunu bilsem yapmazdım, suçsuzum beraatimi talep ederim, mahkemece hakkımda mahkumiyet kararı verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine muvafakatım vardır” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık xxxxxxx beyanında; “Hazırlıkta verdiğim ifademi aynen tekrar ederim, benim herhangi bir sigorta şirketim yoktur, ben daha önce geçirdiğim kaza üzerine anılan şirketten memnun kaldığım için yardım amaçlı şirkete ilişkin bilgileri paylaştım, biz maddi olarak yarar salamadık, suç olduğunu bilsem yapmazdım, suçsuzum beraatimi talep ederim, mahkemece hakkımda mahkumiyet kararı verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine muvafakatım vardır” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Katılan Muğla Barosu vekili beyanında “eski beyanlarımızı tekrar ederiz, sanıklar cezalandırılsın, sanıkların eylemleri isnat edilen suç açısından yeterlidir ancak mahkeme aksi kanaatteyse delillerin yeterli olmadığı düşünülüyorsa celse arasında verdiğimiz dilekçe gereğince kovuşturmanın genişletilmesi talebimiz değerlendirilebilir, ancak dosyada mevcut reklam çıktıları ve sosyal medya paylaşımlarından sanıkların atılı suçu işledikleri sabit olup cezalandırılmaları için yeterlidir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, taraf beyanları, reklam ilanları, çıktılar ile tüm dosya kapsamına göre; katılan Muğla Barosu Başkanlığı tarafından sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, avukat olmayan sanıkların avukatlara ait olan hukuki işlemleri gerçekleştirmek üzere internet yoluyla ilanda bulunduklarının belirtildiği, şikayetçi oldukları her ne kadar sanıklar atılı suçlamaları kabul etmeseler de dosyada mevcut sosyal medya paylaşımları gereği sanıkların anılan şirketin adeta reklamını yaparak bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, iki sınır arasındaki temel cezanın tayininde suçun işleniş biçimi, sanıkların amaç ve saiki nazara alınarak, alt sınırdan hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık xxxxxxx açısından sanığın sabıkasız oluşu, kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varıldığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, sanık xxxxxxx. açısından sanığın geçmişteki hali, yargılama süresinde gösterdiği davranışları ve daha önce 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş oluşu nazara alındığında, tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde vicdani kanaat oluştuğundan sanığa verilen cezanın ertelenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

A-1- Sanık xxxxxxx’in 1136 sayılı yasaya aykırılık suçunu işlediği sabit görülmekle eylemine uyan 1136 sayılı yasanın 35. maddesi aracılığı ile aynı kanunun 63/3 madde ve fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI VE 5 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,

2- Sanığa hükmolunan cezanın geleceği üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak, cezası TCK 62/1 md. gereğince 1/6 oranında indirilerek 10 AY HAPİS VE 4 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,

3- Sanığın geçmişteki hali, yargılama süresinde gösterdiği davranışları ve daha önce 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş oluşu nazara alındığında, tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde vicdani kanaat oluştuğundan sanığa verilen cezanın 5237 Sayılı TCK’nın 51/1 maddesi gereğince ERTELENMESİNE,

4- Sanığın 5237 Sayılı TCK’nın 51/3 maddesi uyarınca 1 yıl süreyle denetim süresine tabii tutulmasına, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde 5237 Sayılı TCK’nın 51/7 maddesi uyarınca ertelenen cezanın kısmen veya tamamen çektirilmesine karar verileceğinin sanığa ihtarına (ihtarat yapılamadı) denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden ve uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine, denetim süresini uygun geçirdiği takdirde cezasını infaz edilmiş sayılmasına,

5- Sanığa verilen 4 gün adli para cezasının beher günü 5237 Sayılı TCK’nın 52/2-3 maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde tutularak takdiren 20 TL’den hesap edilerek sanığın neticeden 80.00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 5237 Sayılı TCK’nun 52/4 maddesi gereği, adli para cezasının miktarı nazara alınarak takdiren taksitlendirilmesine yer olmadığına,

6- Sanığın kişiliğine, suçun işlenmesindeki özelliklere göre, ertelemenin daha lehine olduğu değerlendirilerek hapis cezasının 5237 Sayılı TCK’nın 50/1 maddesinde belirtilen adli para cezasına ve diğer seçenekli yaptırımlara çevrilmesine ve sanık hakkında CMK’nun 231. maddesinin uygulanmasına takdiren YER OLMADIĞINA,

B-1- Sanık xxxxxxx’nin 1136 sayılı yasaya aykırılık suçunu işlediği sabit görülmekle eylemine uyan 1136 sayılı yasanın 35. maddesi aracılığı ile aynı kanunun 63/3 madde ve fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI VE 5 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,

2- Sanığa hükmolunan cezanın geleceği üzerindeki olası etkisi dikkate alınarak, cezası TCK 62/1 md. gereğince 1/6 oranında indirilerek 10 AY HAPİS VE 4 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,

3- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olmadığı, kamunun ve mağdurun bu suç nedeniyle uğradığı herhangi bir zararının olmaması, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları bir daha suç işlemeyeceği yolunda mahkememizde olumlu kanaat oluşturduğundan 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereği sanık hakkında kurulan HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA, sanık hakkında 5 YIL süre ile denetim süresi belirlenmesine, belirlenen denetim süresinin herhangi bir denetimli serbestlik tedbiri ve uzman kişi belirlenmeden geçirilmesine, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlememesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak 5271 sayılı CMK 231/10 maddesi gereğince davanın düşürüleceğine, aksi takdirde işlediği hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç nedeni ile mahkum olması veya yükümlülüklerine aykırı davranması halinde 5271 sayılı CMK 231/11 maddesi gereğince açıklanması geri bırakılmasına karar verilen hükmün açıklanmasının yapılacağının ihtaratına, (ihtarat yapılamadı)

4- Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi uygulandığından, 5237 Sayılı TCK’nın 50, 51 ve 53. maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,

5- Aşağıda dökümü yapılan (98,00) TL yargılama giderinin sanıklardan CMK’nun 326. maddesi gereğince eşit olarak tahsiline,

6- Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 2725 TL avukatlık ücretinin sanıklardan müteselsilen alınarak katılan kuruma verilmesine,

7- Sanık xxxxxxx’in adli sicil kaydında yer alan HAGB kararının ihbarına ilişkin yazı yazılmasına,

Dair sanıkların yokluğunda, katılan vekillerinin yüzüne karşı; katılan vekilleri yönünden tefhim, sanıklar açısından tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye verilecek bir dilekçe ile veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle;

A bendi yönünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinaf yolu açık olmak üzere,

B bendi yönünden Muğla Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine itirazı kabil olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 28/11/2019

Katip 183452                                                            Hakim 119119

 

MASRAF BEYANI

7 Tebligat gideri    : 98.00 TL

TOPLAM               : 98.00 TL

 

[1]*     Muğla Barosu web sitesinden alınmıştır.

 

Diğer Duyurular